Göz kapaklarının iç kısmını ve gözün beyazını örten zar tabakasının iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bu hastalık; kaşıntı, kızarıklık, sulanma ve ışık hassasiyeti ile kendini gösteriyor. Dr. Altuğ, bahar aylarında özellikle iki tip konjonktivite dikkat çekiyor:
Dr. Altuğ, temel nedenin havadaki polenler olduğunu belirterek; özellikle Türkiye’de Nisan ve Temmuz ayları arasında yoğunlaşan çayır otu polenlerinin ana tetikleyici rol oynadığını vurguladı. Belirtiler arasında göz kapaklarında şişlik, yanma ve sulanma görüldüğünü ifade eden Altuğ, bu durumun genellikle görme yetisini etkilemediğini ancak sıklıkla hapşırma ve burun akıntısı (saman nezlesi) gibi şikâyetlerin tabloya eşlik ettiğini kaydetti. Ayrıca; tüm vakaların yaklaşık yarısını oluşturan bu tür, genellikle çocuklarda görülüyor bilgisini ekledi.
Dr. Altuğ, özellikle daha ciddi bir tablo çizen Vernal (Bahar) Keratokonjonktiviti konusunda ise şu uyarılarda bulundu: “Çocukluk döneminde başlayıp 20’li yaşlara kadar devam edebilen bu tür, ergenlik öncesi dönemdeki erkek çocuklarda kızlara oranla 3 kat daha fazla görülmektedir. Sadece kaşıntı ve yanma ile sınırlı kalmayan bu rahatsızlık, ağır vakalarda kornea (saydam tabaka) tutulumuna yol açarak görme azlığına neden olabilmektedir. Ayrıca hastalarımızın gözlerini şiddetli şekilde ovuşturması, zamanla yapısal ve ilerleyici bir kornea hastalığı olan Keratokonus gelişme riskini de ciddi oranda artırmaktadır.”