enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhpşanlıurfaurfahaberlersondakikaobjektifpressurfa haberleri
DOLAR
46,6708
EURO
53,1952
ALTIN
6.050,88
BIST
14.376,47
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Şanlıurfa
Açık
37°C
Şanlıurfa
37°C
Açık
Salı Açık
38°C
Çarşamba Açık
39°C
Perşembe Açık
39°C
Cuma Az Bulutlu
40°C

Uluç’tan dikkat çeken analiz: “Doğu’da artan şiddetin arkasında toplumsal dönüşüm var”

Uluç’tan dikkat çeken analiz: “Doğu’da artan şiddetin arkasında toplumsal dönüşüm var”
REKLAM ALANI
01.07.2026 15:58
A+
A-

Harran üniversitesi İİBF öğretim üyesi Doç, Dr. Vahap Uluç, Independent Türkçe için kaleme aldığı yazısında, Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde son yıllarda artış gösteren şiddet olaylarını sosyolojik açıdan değerlendirdi. Uluç, bölgede yaşanan ekonomik ve toplumsal dönüşümün, geleneksel aşiret yapısıyla birleştiğinde şiddeti besleyen bir zemine dönüştüğünü savundu.

Yazısında özellikle Kızıltepe’de yaşanan olayları örnek gösteren Uluç, bölgede şiddetin artık kanaat önderlerinin de çözüm arayışına girdiği ciddi bir sorun haline geldiğini belirtti. Daha önce kavgaların çoğunlukla darp ve tartışma şeklinde yaşandığını ifade eden Uluç, son yıllarda ise silah kullanımının yaygınlaştığını ve bunun can kayıplarını artırdığını dile getirdi.

Uluç’a göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da son 20-30 yılda hızlanan ekonomik gelişme, tarımda makineleşme, ticaretin büyümesi, ihracatın artması ve yeni iş alanlarının oluşmasıyla birlikte bölgede güçlü bir sermaye sınıfı ortaya çıktı. Bu süreç, geleneksel statü anlayışını değiştirirken, toplumun yapısında da önemli dönüşümlere yol açtı.

Yazıda, geleneksel liderlerin topluluk üzerindeki etkisinin zayıfladığına dikkat çekilirken, bölgede yaşanan bireyselleşmenin Batı’daki anlamıyla tam bir bireyselleşme olmadığı vurgulandı. Uluç, insanların grup baskısından kısmen uzaklaşmasına rağmen aşiret ve sülale kimliklerini korumaya devam ettiğini ifade etti.

YAZI ARASI REKLAM ALANI

Artan şiddet olaylarının temel nedenlerinden birinin ekonomik anlaşmazlıklar olduğuna işaret eden Uluç, geçmişte namus veya kişisel husumetlerden kaynaklanan kavgaların yerini bugün alacak-verecek, arazi ve ticari çıkar çatışmalarının aldığını belirtti. Özellikle sermaye sahibi aileler arasında yaşanan anlaşmazlıklarda silah kullanımının daha yaygın hale geldiğini kaydetti.

Uluç, kapitalistleşmenin tek başına şiddet üretmediğini ancak aşiret tipi dayanışma kültürüyle birleştiğinde çatışmaları körükleyebildiğini savundu. Güçlü aidiyet duygusu ve “gurur-şeref kültürü”nün, ekonomik çıkar çatışmalarıyla birleşmesi halinde şiddet riskini artırdığını ifade eden Uluç, toplumsal dönüşüm sürecinin en az hasarla yönetilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.

REKLAM ALANI