enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhpşanlıurfaurfahaberlersondakikaobjektifpressurfa haberleri
DOLAR
44,3439
EURO
51,5367
ALTIN
6.382,29
BIST
12.930,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Şanlıurfa
Hafif Yağmurlu
14°C
Şanlıurfa
14°C
Hafif Yağmurlu
Çarşamba Hafif Yağmurlu
16°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
13°C
Cuma Az Bulutlu
19°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
20°C

”Geleceğimiz Bir Damlada saklı”

”Geleceğimiz Bir Damlada saklı”
REKLAM ALANI
22.03.2026 12:45
A+
A-

22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla Harran üniversitesi Ziraat fakültesi öğretim üyesi prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen yaptığı açıklamada,su krizinin hem dünyada hem de Türkiye’de giderek büyüyen bir tehdit haline geldiğini vurguladı.

Öztürkmen, dünya genelinde suyun yalnızca %2,5’inin tatlı su olduğunu ve bunun büyük bölümünün buzullarda bulunduğunu belirterek, 700 milyondan fazla insanın temiz suya erişemediğini ifade etti. Mevcut gidişatın devam etmesi halinde 2050 yılında dünya nüfusunun %40’ının ciddi su kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalacağını söyledi. Ayrıca küresel su tüketiminin %70’inin tarımda kullanıldığına dikkat çekti.

Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını vurgulayan Öztürkmen, kişi başına düşen yıllık su miktarının 1.300 metreküp seviyesinde olduğunu ve bunun su stresi sınırının altında kaldığını belirtti. Türkiye’nin yıllık 112 milyar metreküp su potansiyelinin 74 milyar metreküpünün kullanıldığını, bu kullanımın %77’sinin tarımsal sulamaya gittiğini ifade etti. 2030 yılına kadar su kaynaklarında yaklaşık %20 oranında azalma beklendiğini de sözlerine ekledi.

GAP Bölgesi’nin Türkiye su kaynaklarının %28’ine sahip olduğuna dikkat çeken Öztürkmen, bölgenin stratejik önemine vurgu yaptı. Ancak bilinçsiz sulama yöntemlerinin toprak tuzlanması ve çoraklaşma riskini artırdığını belirterek, modern sulama sistemlerine geçişin su tasarrufunu %60’a kadar artırabileceğini ve verimliliği %40 yükseltebileceğini dile getirdi.

YAZI ARASI REKLAM ALANI

İklim krizinin etkilerine de değinen Öztürkmen, son 50 yılda Türkiye’de yağışların %20 azaldığını, yeraltı su kullanımının ise yenilenme hızını %70 oranında aştığını söyledi. 2040 yılına gelindiğinde kişi başına düşen su miktarının 1.120 metreküpe kadar gerilemesinin beklendiğini ifade etti.

Açıklamasında suyun sadece kıtlık dönemlerinde değil, bolluk dönemlerinde de doğru yönetilmesi gerektiğini belirten Öztürkmen, aşırı yağışların kontrolsüz olması halinde sel ve erozyon gibi felaketlere yol açabileceğini vurguladı. Bu nedenle suyun barajlarda depolanması ve planlı şekilde yönetilmesinin hayati önem taşıdığını söyledi.

Son olarak vatandaşlara çağrıda bulunan Öztürkmen; su tasarrufunun bir yaşam kültürü haline getirilmesi, tarımda modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, çevrenin korunması ve su kaynaklarının kirletilmemesi gerektiğini belirterek, “Su yoksa hayat yok” uyarısında bulundu.

REKLAM ALANI