enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhpşanlıurfaurfahaberlersondakikaobjektifpressurfa haberleri
DOLAR
44,8883
EURO
52,8409
ALTIN
6.828,89
BIST
14.408,50
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Şanlıurfa
Hafif Yağmurlu
20°C
Şanlıurfa
20°C
Hafif Yağmurlu
Çarşamba Çok Bulutlu
22°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
22°C
Cuma Parçalı Bulutlu
22°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

Yanlış Beslenme Beyni Yaşlandırıyor!

Yanlış Beslenme Beyni Yaşlandırıyor!
REKLAM ALANI
21.04.2026 13:42
A+
A-

Günümüzde fonksiyonel tıbbın gelişmesi ile birlikte beslenmenin de önemi her geçen gün daha da artıyor. Beslenme şekilleri ile kronik hastalıklar arasındaki ilişkinin bilimsel verilerle de ortaya koyulduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Beyin, vücudun en yağlı ve en çok enerji tüketen organı. Beslenme ile aldığımız yağların kalitesi, doğrudan beyin hücre zarlarının yapısını ve sinir iletim hızını etkiliyor. İkinci beynimiz olarak da bilinen bağırsaklarımızın sağlığı ile beyin arasındaki aksın bozulması da beyin rahatsızlıklarına da neden olabiliyor” diye konuştu.

Fonksiyonel tıbbın yükselişi, vücudu bir bütün olarak ele alırken mutfağı da önemli bir konuma taşıdı. Beslenme şekilleri ile beyin fonksiyonları arasındaki ilişkinin sadece fiziksel sağlıkla sınırlı kalmayıp bilişsel performans ve hastalıkların seyri üzerinde de belirleyici bir rol oynadığının altını çizen Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Yanlış beslenme alışkanlıkları beyindeki enflamasyonu tetikleyebilirken, doğru bir beslenme planı ise adeta koruyucu bir kalkan görevini üstleniyor. Beyne sunduğumuz yakıtın yani beslenmemizin kalitesi sadece bugünkü enerjimizi değil, on yıl sonraki zihinsel sağlığımızı da belirleyebiliyor” dedi.

Düşük karbonhidrat, yüksek sağlıklı yağ ve dengeli protein içeriğiyle bilinen ketojenik diyetin aslında yeni bir akım olmadığını, uzun yıllardır dirençli epilepsi hastalarında nöbet kontrolü sağlamak amacıyla kullanıldığının altını çizen Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Vücudun enerji kaynağı olarak glikoz yerine yağları kullanmaya başlaması, beyin hücreleri üzerinde koruyucu bir etki yaratıyor. Bu mekanizmanın sinir hücrelerindeki bozulmayı yavaşlattığına dair yapılan çalışmalar yöntemin Alzheimer, Epilepsi ve Parkinson gibi hastalıklarda da kullanımını gündeme getirdi. Bu durum sadece epilepsi için değil, bilişsel gerilemenin başladığı Alzheimer gibi tablolar için de geçerli. Özellikle beyin sisi gibi modern çağın sorunlarıyla mücadelede, fonksiyonel beslenme ve düzenli egzersiz, bilişsel performansı korumada altın anahtar niteliği taşıyor” şeklinde konuştu.

YAZI ARASI REKLAM ALANI
REKLAM ALANI