Yaşlılık döneminde hareketliliğin azalmasıyla birlikte en büyük sağlık risklerinden biri haline gelen “düşmeler”, sanıldığı gibi sadece basit birer kaza değil, birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan ciddi bir sağlık problemidir. Özellikle beyin felci (inme) geçmişi olan bireylerde bu riskin hayati bir tehdit oluşturduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Özellikle yaşlı hastalarda düşme neticesinde oluşabilecek omurga ve kemik kırıklarının yanı sıra kafa travmasına bağlı beyin kanamalarıyla da sıklıkla karşılaşıyoruz. Yaşlıların kullandığı kan sulandırıcı gibi ilaçlar ise bu riskleri daha da artırabiliyor. Bu tablo, maalesef hastaların hayatını kaybetmesine ya da ciddi sakatlıklar nedeniyle yaşamlarının geri kalanını yatağa bağımlı sürdürmelerine yol açabiliyor” açıklamasında bulundu.
Yapılan araştırmalar, beyin felci geçiren kişilerin genel yaşlı nüfusa kıyasla iki kat daha fazla düşme riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Normal yaşlılarda düşme oranı yüzde 30 seviyelerindeyken, bu oran felçli bireylerde yüzde 73’e kadar çıkabiliyor. Yeni araştırmalara göre son bir yıl içinde düşme öyküsü olan hastalar için kritik bir eşik belirlendi. Eğer hastada iki veya daha fazla düşme, bilinç kaybı, yaralanma veya yardımsız ayağa kalkamama gibi belirtiler varsa vakit kaybetmeden “Kapsamlı Düşme Değerlendirmesi” yapılması gerekiyor.
Yaşlı bireylerde düşme vakalarının genellikle birden fazla nedenin bir araya gelmesiyle tetiklendiğini vurgulayan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Sürecin temelinde ilerleyen yaşla birlikte azalan kas kütlesi, eklem esnekliğinin kaybolması veya sinir sisteminin etkilenmesi yer alıyor. Bu durum kas, iskelet ve sinir sistemini zayıflatarak dengede durmayı zorlaştırıyor. Buna ek olarak da görme ve işitme duyularında meydana gelen kayıplar çevresel algıyı zayıflatır ve bireyin etrafındaki engelleri fark etmesini güçleştirebiliyor” dedi.