enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhpşanlıurfaurfahaberlersondakikaobjektifpressurfa haberleri
DOLAR
44,2207
EURO
50,5377
ALTIN
7.136,03
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Şanlıurfa
Hafif Yağmurlu
12°C
Şanlıurfa
12°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Yağmurlu
13°C
Pazar Yağmurlu
12°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
16°C
Salı Parçalı Bulutlu
17°C

TBB’den Beyaz Yürüyüş Devam Ediyor!

TBB’den Beyaz Yürüyüş Devam Ediyor!
REKLAM ALANI
12.03.2026 13:49
A+
A-

14 Mart Haftası’nda hekimler ve sağlık emekçileri olarak yine alanlardayız. Özlük haklarımız ve toplum sağlığı için mücadele etmeye devam ediyoruz. Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyeleri ile birlikte ülkenin dört bir yanından yola çıktık. 14 Mart’ta Ankara’da buluşmak üzere Beyaz Yürüyüşümüz başlamıştır.

14 Mart Tıp Bayramı ne yazık ki bizler için bir bayram olmaktan çıkmış; sesimizi, itirazımızı ve taleplerimizi duyurduğumuz bir mücadele gününe dönüşmüştür. Mevcut sağlık ortamında şiddeti konuşmadığımız, özlük haklarımız için mücadele etmediğimiz, liyakat, meslek onuru, emeklilik hakkı ve çalışma koşullarımız için söz kurmadığımız tek bir gün dahi kalmamıştır.

Türk Tabipleri Birliği yıllardır Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın hekimlerin, sağlık çalışanlarının ve halk sağlığının boynuna vurulmuş bir kement olduğunu dile getirmektedir.

Bugün gelinen noktada tablo nettir:

YAZI ARASI REKLAM ALANI

Türkiye’de yılda 1 milyardan fazla sağlık başvurusu yapılmaktadır. Kişi başına yıllık doktora başvuru sayısı 11–12’ye ulaşmış durumdadır. Bu sayı OECD ortalamasının yaklaşık iki katıdır.

Ancak aynı Türkiye, OECD ülkeleri içinde kişi başına düşen hekim sayısında en alt sıralarda yer almaktadır. OECD ülkelerinde ortalama 1000 kişiye 3,7 hekim düşerken Türkiye’de bu sayı 2,2’dir. Başka bir ifadeyle OECD ülkelerinde bir hekime yaklaşık 270 kişi düşerken Türkiye’de 430’dan fazla kişi düşmektedir.

Yani hekim sayısı az, hasta sayısı çoktur. Sağlık sisteminde artan başvuru sayıları bir başarı göstergesi değil, çökmekte olan sağlık sisteminin alarmıdır. Bu tablo, sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmak yerine sağlık sistemini “hızlı muayene – çok hasta – performans baskısı” üzerine kuran politikaların sonucudur. İktidarın göreve geldiği günden itibaren sağlık hizmetlerinde özelleştirme artmış, kamusal sağlık hizmetleri zayıflatılmış ve sağlık harcamaları giderek özel sektöre aktarılmıştır. Sağlığa ayrılan kamu kaynaklarının payı sınırlı kalırken vatandaşın cepten yaptığı sağlık harcamaları sürekli artmıştır.

2026 yılı bütçesinde sağlığa ayrılan pay yaklaşık %7 civarında öngörülmektedir. Bunun yalnızca yaklaşık dörtte birinin koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılması planlanmaktadır. Oysa ki modern sağlık sistemlerinde esas olan hastalığı tedavi etmek değil, hastalığı önlemektir. Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmediği bir sistemde hastaneler dolup taşar, sağlık çalışanları tükenir, toplum sağlığı zarar görür.

Bugün Türkiye’de sağlık sistemi tam olarak bu noktaya sürüklenmiştir.
Şanlıurfa bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Nüfusu yaklaşık 2,2 milyon olan kentimizde yılda 20 milyondan fazla sağlık başvurusu yapılmaktadır. Buna rağmen hekim sayısı Türkiye ortalamasının dahi altındadır. Bu durum hem sağlık çalışanları hem de hastalar için sürdürülemez bir tablo yaratmaktadır.



REKLAM ALANI